22 Aralık 2010 Çarşamba

Yaşamak ve Çalışmak

İnsan ne ile yaşar demekten çok insan ne için çalışır; diye sorular vardı bugün kafamın içinde. Aslında cevabı basit. Hayatımızı bir şekilde devam ettirmek için çalışır para kazanır sonra da hayatımızı yaşar ölür gideriz. Bu konuda ilk bakışta sıkıntımız yok. Aslında var ama şuan sorgulamak istediğim o değil.

Çalışmak insana ne katar? Bunun çok fazla cevabı olabilir. Çalışan insan üreten insandır bir kere. Ama yok öyle haybeye üretim de robotların işidir. Çalışmak insana faydalı bilgiler, düşünceler ve güzel duygular katmalı. İnsanı mutlu etmeli. Aksi takdirde robotlaşan bir çalışma hayatı bize hiç bir şey katmadığı gibi alıp götürüyor bizden. Yaşamımızdan, gençliğimizden, eğlencemizden, kültürümüzden hatta benliğimizden eksiltiyor dirhem dirhem.

Aklıma geçenlerde okuduğum bir söz düşüyor.  " Hiç bir iş yapmayan adam boş oturuyor demektir. Fakat... kendi yetenek ve bilgisinden daha aşağıda bir işte çalıştırılan bir adam da onun kadar boş oturuyor demektir." Sokrates söylemiş ne de güzel söylemiş. tam bunu yazarken aklıma başka bir replik daha geliyor.


  • Burada yaşayan en güçlü ve en zeki erkekleri görüyorum. Bu potansiyeli görüyorum ve hepsi heba oluyor. Lanet olsun, bütün bir nesil benzin pompalıyor, garsonluk yapıyor, ya da beyaz yakalı köle olmuş. Reklamlar yüzünden araba ve kıyafet peşinde. Nefret ettiğimiz işlerde çalışıp gereksiz şeyler alıyoruz. Bizler tarihin ortanca çocuklarıyız. Bir amacımız ya da yerimiz yok, ne büyük savaşı yaşadık ne de büyük buhranı. Bizim savaşımız ruhani bir savaş, en büyük buhranımız hayatlarımız.(tyler  durden / fight club)

Yani demem o ki miskin heba etme kendini kasma bu kadar kazananın sen olmayacağı bir işe niye giresin ki. Boş ver hadi her zaman yaptığın gibi. Ama işte güzel insanlar da kazandırıyor ya hani bırakıp gitmek gelmiyor içinden. Madem ki o insanlar o kadar güzel onlar için mekan, zaman, yaptığın iş çokta önemli olmasa gerek nasıl olsa yanındadırlar artık. Onları da alır gidersin gittiğin her yere. 

3 yorum:

Emir KÜTÜK dedi ki...

Etrafındaki her şeyin farkına varırsın. Üzerinde yemek yediğin masayı, yaşanmışlığın bütün izlerini taşıyan sandalyeleri ne zaman aldığını hatırlarsın birden. Tavanın köşesindeki örümcek ağını fark edersin. Bir sineğin ağa takılıp kalmasına takılır gözlerin, buzdolabındaki son yemeğin ne kadarda ...büyük bir nimet olduğunu bilirsin. Tüpün birden bile biteceğini öğrenirsin. Hayat yeniden başlamaktır.

Yalnızlık yorar insanı

o güzel insanlar sen nereye istersen oraya gelir seninle......

Aynadaki Aksim dedi ki...

adamımsın. olay budur biladerim. kafan rahat olsun. ;-)

miskin dedi ki...

@ Emir Kütük
evet hocam yorulduk.

@ biladerim

gönüller bir olsun kafayı rahatlatmak sizlerin görevi :):)