2 Aralık 2010 Perşembe

Hikayeler Anlatıldı

Hikayeler anlatıldı. Aşk, meşk, mutluluk üstüne. Ben neyi anlatayım daha size dostlarım. Yetmedi mi anlatılanlar. Özetmi geçeyim? Ne yapayım ? Bilemedim ki.
Şu hiç gereği olmayan girişten sonra. Asıl konuya gelelim.Sevgili Zuihitsu beni bir konu hakkında mimlemiş. Aldım pasın. Karşı tribünler önünde sol taç çizgisine yakın bir noktada yakaladım topu. Önümdeki boş alanı kullanıp orta çizgisine kadar indim. Kafamı kaldırıp pasa atacak arkadaş aradım. Baktım kimse yok. Ben tek siz hepiniz madem. Ben vurdum topu dışarı. Hemen sakatlanmış numarası yaptım ve sağlık görevlilerini çağırttım. Oh sedyede geldi yata yata çıktım oyundan. Şimdi kulübede kitap okuyayım biraz. Maçın pek tadı yok. Kitap kurdu falan değilim ki ben ne diye kitap okuyorum şimdi. Dur şu arkada tribünde sarışın bir hatun vardı onu keseyim.

Bu hikayede burada bitti. Şimdi uyuma zamanı bende uslu bir çocuk olursam gargamel olabilirim değil mi. E madem ki uslu çocuk olunca şirinleri göreceğim o zaman gargamel en uslu çocuğumuz olmalı bence. Her allahın günü şirin kovalıyor adam. O kadar uslu yani.

Konuyu bir türlü şu acayip sorulara getiremeyecek gibi dursam da. Geldik geldik Hadi inin geldik diyorum.

Konumuz kitaplar derdimiz cevaplar. Başlayalım o zaman:

Okumama gerek olmayan kitaplar : Şimdi nedir bunlar. Necidir. Tabi ki geçtiğim derslerin kitaplarını bir daha tövbe açıp bakmam. Hemen anında unuturum. Bu durum çokta hoşuma gider. Geçeyim şu dersi de unutayım okuduğum ne varsa diye harıl harıl ders çalışmışlığım bile oldu.

Uzun zamandır okumayı düşündüğüm kitaplar:  Uzun zamandır sadece kitap okumaya başlamak istiyordum. Nihayet bunu başardım. Askerden dönünce ne olduğumu bilemedim dönüş zor oldu. Ama döndük yine buralardayız. Nerede karşıma çıktı ama "Bir kentin morg alfabesi " adında bir kitapla rastlaştım. Nedir falan diye baktım ama şimdi unuttum yine Onu alayım diyorum. Bir de Mevlana (Rubailer) var elimde okusam iyi olacak.

Uzun zamandır aramayıp bulamadığım kitap:  Aramadığım dan dolayı bulamıyor olduğumu düşündüğüm kitaptır kendisi. Ne kadınlar sevdim zaten yoktular.

Şu an üzerinde çalıştığım konu ile ilgili kitaplar: Şu an hiç bir konu üzerinde çalışmıyorum ki. Patoloji laboratuvarında çalışıyorum ama konudan haz etmiyorum. Kitaplarda 1600 sayfalık tıbbi patoloji falan bir de ingilizce. Açıp resimlerine bile bakmıyorum yeminle. Zaten bir konu hakkında çalışsam. Hemen google'a yazar oradan ne kadar kaynak varsa indirir bakarım. Google diye bir şey var. Hay gözünü seveyim.

Her olasılığa karşı elimin altında olsun dediğim kitaplar:  Elektrik , su falan kesilirse ne yapacağım şimdi elimin altına kitap alayım hemen. Olasılıklar ne ki ya her olasılığa karşı deyince aklıma. Elektrik, su ,doğal gaz ya da ne bileyim doğal afetler falan geliyor. Trafik kazası geldi mesela aklıma hemen ilk yardım kitabı olsun dedim. Ama her olasılığı değerlendirmek gerekiyorsa wikipedia iyi bir çözüm olur. Ansiklopedi mi taşıyacağım birde. Ama yinede elimin altına bir Friedrich Nietzsche olsun.Böyle buyurdu zerdüşt olur. Ece homo olur. İnsanca pek insanca olur. Olur ne bileyim. Birde Atilla İlhan'ın şiirleri olsun.

Kitaplığımda öteki kitaplara eşlik etmesi için gerek duyduğum kitaplar: Bütün kitaplar zaten tek başına hayata meydan okurcasına dururken. Onlara acır gibi "aaa sen yalnız kalma .Sana bak mimnoş teyzeden cıvıklıkları alayım yanında dursun da eğlenin" dersem. Onlara saygısızlık olur. Hepsi tek başına da gayet güzel. Yalnızlık değil onların ki. Haa seri halindedir kitap. Oradan biri derki " Abi onu okuduysan şunu da oku daha bir anlayacaksın ne dediği" diye bir çıkış yapar. Hakikaten de öyleyse alınır tabi neden alınmasın. Soruyu cevaplamayı unutmuşum bak bir sürü kalabalık ettim. Vakit zamanında Atilla İlhan bütün şiirleri diye 6 vardı ince ince. Okulda bir tanesini aldım sonra yok dedim bu böyle olmayacak hepsini almıştım. Şimdi de mesela Kafka'nın ne kadar kitabı varsa alayım diyorum. Aslında kitaplar yalnız durmayı beceriyorlar ama hepsi beraberken daha mı güzel oluyor ne ?

Bende beklenmedik ve çılgınca bir ilgi uyandıran, üstelik buna haklı bir gerekçe bulamadığım kitaplar: Bu soruyu pas geçiyorum. Ne yapayım yani. Tamam çılgınca ilgi uyandıran kitap olabilir ama buna gerekçe bulamadığım eklenince işler zorlaştı.

Çok uzun zaman önce okumuş olsam da yeniden okumak isteyeceğim kitaplar: Daha yeni böyle bir durum yaşadım. Hemen üstü kapalı anlatayım. Aksi 4 gün önce bana "Martı Johathan Livingston " hikaye kitabını hediye etti. Sağolsun. Ben de yıllar sonra tekrar okumuş oldum. Hikaye genel olarak hep aklımda olsa da. Tekrar okuyunca tekrardan sevdim. Sonra tekrar yine okurum. Bir Anlayamadığım kitaplar oluyor bazen onları tekrar okuma gereği hissediyorum. Genelde araştırma ve bilgi içeren kitaplar da oluyor bu olay. Bu hikaye kitaplarını tekrar okuyasım geldi benim şimdi martıyı okuyunca. Don Kişot, Bremen Mızıkacıları, Oliver Twist bunları kısa zamanda tekrardan okusam mı diye düşünüyorum. Birde unuuyorum okuduğumu o yüzden sevsem de sevmesem de bazen geri dönmek zorunda kalabiliyorum. O çok iyi olmuyor.

Hep okumuş numarası yaptığım fakat ama artık gerçekten okumanın zamanı geldiği kitaplar: Soruyu tam olarak anlamış değilim. Anladığım kadarıyla özet geçeyim; ilkokulda hoca özet çıkarın diye kitap vermişti bende okumadım o kitabı adını bile hatırlamıyorum. Şimdi okuma zamanı geldi desem nerden bulacağım.O değil de hoca okudun mu diye sorduğunda evet deyip özeti vermem. Sonra da onu kitapla ilgili sorular sorması hiç hoş olmamıştı. Baya bildiğin rezil olmuştum. O yüzden okumadıysam okumamışımdır. Zaten çok ta kitap okuyan biri değilimdir. Bununla övünecek değilim ama durduk yere sallayıp ta sonra rezil olmayı da hiç sevmem.

Görevimi yerine getirmenin verdiği mutluluk ile aranızdan ayrılıyorum.

3 yorum:

Zuihitsu dedi ki...

Bir önceki yorumum gelmemiş:) Teşekkür ederim yazdığın için.

miskin dedi ki...

Merak ettim öncekini. Gönder onu da bana. :)
Bende teşekkür ederim mim için biraz zorlansamda :)

Zuihitsu dedi ki...

Gene teşekkür etmiştim:) Ama başka şeyler de söylemiştim. Hatırlamaya çalıştım.. hatırlayamadım hiç.. :( çok yorgunum .. hem hiç iş çıkaramayıp hem de utanmadan yorgunum diyorum...